Türkiye de Modern Voleybolun tarihçesi...
Bir video izledim Aras Kargo antrenörü Suphi Doğancı, “
Türkiye’de ben Modern Voleybolu 2000 yılında Arçelik’e gelen Sırp antrenör Gayiç’ten
öğrendim demiş...
Ah be 8 Nisan 1979 doğumlu Suphiciğim keşke bir bilene veya
bir dinazora sorsaydın Türkiye de “Modern Voleybol” yani “Süratli Voleybol”
yani “Asya Voleybolu” ne zaman başladı diye !!
1970’li yıllarda Eczacıbaşı takımı pasör Ata ile ortaya
kurşun pas atıyordu...
4 numaraya Serdar’a, Selim’e, Faruk’a yatık pas atıyordu..
İki numaraya Kurtaran’a
1.5 m pas atıyordu...
Altınyurt kulübü diye bir mahalle takımı vardı, deplasmanlı
ligde oynuyordu...
Pasör Selim sonra Kenan’la Türkiye de en hızlı Voleybol
oynayan takımdı...
Şimdi 130 kg olan Eşref’e 4’e yatık atılıyordu...
Ortaya zaten kurşun pas geleneksel olmuştu..
Cem Topçu.. Mehmet Kuranoğlu.. Mehmet Çakmak..
Şu anda yapılmayan her türlü kombinezonları bu takım
yapıyordu çünkü başlarında Mehmet Bengü diye edebiyatçı bir antrenör vardı..
Eczacıbaşı’nın ise Cengiz Göllü’sü vardı..
Belki ismini duymuşsundur...
Ben o zaman Vinylex antrenörüydüm..
Saint Joseph antrenörüydüm...
Benim Yıldız Genç ve A takımlar hepsi süratli Voleybol
oynuyordu..
Sadece Büyükdere Boronkay takımı yüksek voleybol oynuyordu..
Çünkü antrenör Erdoğan Kobal bey böyle tercih etmişti..
Ama o takımda bile Murat Över, Cem Kartal 4 numaradan yatık
vuruyordu..
İki solak pasör
Mustafa ve Serap ortaya feykli kurşun pas atıyordu..
Sadece zor zamanlarda Semih Oktay’a yüksek pas atılıyordu.. yani
1976... 1977... 1978...
yani senin doğumuna kadar yani Nisan 1979’a kadar Türkiye’de
“Süratli Voleybol” vardı...
Ama sen doğunca bıraktık...
Ta ki 2000 yılında Gayiç gelene kadar !!
Pasörler Deniz Esinduy.. Ahmet Gülüm...
İnsan hiç mi araştırmaz...
Voleybolun tarihçesini...
Maziyi bilip öyle ilerleyeceksin...
Ben 1968’de Voleybol antrenörlüğüne başladım...
Eski voleybolcuları biliyorum...
Türkiye 3 - 3 sisteminden bu aralara geldi..
Fransızca bildiğim için bütün kurslarda ben tercümandım...
O zamanlar şimdiki Voleybol Federasyonu gibi
düşünmüyorlardı...
Antrenörleri yurt dışına kurslara gönderiyorlardı...
Ben de İtalya ve Çekoslovakya’ya gittim...
Ben bu yazıyı niye yazıyorum...
Çünkü sana cevap verecek antrenör maalesef kalmadı...
1970’lerin efsane antrenörleri Cengiz Göllü... Mehmet
Bengü... Enver Göçener... Ender Kurt ..Şakir Tunçkol.. Mehmet Akpınar...
Bunları sadece seni bilgilendirmek için yazıyorum...
Ben Türk Voleybol antrenör profilini zaten çok iyi
biliyorum...
İstanbul Voleybol Antrenör Derneği başkanlığı ve Türkiye
Voleybol Antrenörler Federasyon başkanlığını yaptım...
Niye bıraktım ?
Salonda antrenör kursu veriliyor..
Daha 10 dakika olmuş...
Antrenörler dışarı sigara içmeye çıkıyorlar...
Oğlum niye çıkıyorsunuz ?
Abi biz bunları biliyoruz...
Kitap okuyun diyorum...
Abi internet var sen bilmiyorsun diyorlar...
Bir lisan...iki lisan öğrenin diyorum..
Abi internet var diyorlar...
Suphi bey biz yoklular içinde antrenörlük yapmış bir
nesiliz..
O zamanlar salon yoktu, malzeme yoktu, bilgiye ulaşmak
zordu...
Biz öyle bugünkü gibi ne işe yaradığını tam anlayamadığım 10
kişiyle sahaya çıkmıyorduk..
Kalabalık içinde yalnız kalmış antrenördük..
Ama çalışmanın getirdiği heyecanla voleybolumuza estetik ve
teknik kazandırdık..
Şimdi maalesef “KUVVET ve FİZİK “ voleybolu teslim aldı...
O zamanlar komple voleybolcular vardı şimdi robotlaşmış ve
dışardan idare edilen oyuncular var...
Ben şimdi olsa antrenörlük yapabilir miyim ?
Hayır yapamam...
Çünkü ben HALTER ve VÜCUT antrenörü değilim ben sadece
voleybol antrenörüyüm..
Ben şu anda çok para kazanan şımarık İtalyan antrenörleri
gördükçe kıskançlıktan patlıyorum..
Biz o zamanlar Cengiz Göllünün bir ANADOLU vardı...
Deniz Esinduy’un Murat 124 ü vardı...
İsmail Vuran’ın külüstür bir Alfa Sudu vardı...
Benim Vespa motosikletim vardı...
Onun için sen “Ben Modern Voleybolu 2000’de gördüm” deyince
ben sana bu bilgilendirme yazısını yazdım...
Şu anda Türk antrenörlerin işi çok zor...
Kendinizi yetiştirin, birleşin...
Bak İtalyanlar ikinci tura başladı...
Abandonza... Barbollini...
Yabancı hayranlığını da bırakın...
BİRAZ DA LİGLERİMİZE BAKALIM
Sultanlar Ligi’nde başa oynayan takımları zorlayan takımlar
çoğaldı.
Bu iyi haber..
Artık VakıfBank.. Fenerbahçe Mediacna...
Eczacıbaşı Dynavit... Zeren Spor.. (Daha ilk senesinde bile
şu anda üçüncü durumda)..
Bu ilk 4 takımın belalı takipçileri var artık..
Galatasaray Daikin bekleneni veremeyen takım..
, Nilüfer Belediye, Aras Kargo .. THY… (Bir türlü yükselemedi),
Ve biraz da BJK (Seneye iyi olacak),
Bence hem Sultanlar Ligi’nde hem de hem Efeler Ligi’nde her
şeyi “YABANCILAR”dan beklememek lazım..
Biraz da Türk oyunculara yatırım yapılmalı..
Efeler Ligi’nde Ziraat Bankkart, Halkbank, Galatasaray HDI
Sigorta’ya ilk üç sırada..
Bu ilk üçü Spor Toto, İstanbul Gençlik zorluyor..
Nedense Fenerbahçe kendi sahasında çok iyi oynayan Gaziantep
Gençlik’e 3-2 yenildi.
Artık masada favori hesapları bitti.
Oynayan kazanıyor. Voleybolda rotasyon basketbola nazaran
çok az..
Bence ben nasıl olsa ilk 6’dayım diye düşünen sporcuları
biraz sıkıştırmak lazım.