Milli Takımların Heyecanı Devam Ediyor

Adnan Mert PAŞAOĞLU
15 Ağustos 2017
380

Merhaba,

 Geçtiğimiz iki ayda milli takımlara biraz değindim. Erkeklerin sakatlıklar nedeniyle yaşadığı sıkıntıları ve yeni teknik heyetin hedef turnuva olarak Avrupa şampiyonasını gördüğünü söylemiştim. Kadınlar tarafında ise Guidetti’nin farklı bir kadro ile yola çıktığını ve Grand Prix’den çok büyük bir beklentim olmadığını dile getirmiştim.  Beklediğim gibi oldu. Peki neden?

 İlk neden İtalyan teknik adam da aynı Milenkoski gibi hedef turnuva olarak Avrupa şampiyonasını görüyor. Bazı oyuncuları dinlendirmek istedi. Tartışmaya açık bir konu. Bazı ülkeler bunu yaparken geçmişte hem grand prıx kazanan hem de kıta turnuvalarında mutlu sona ulaşan takımlar gördük.  Belirtmem gerekir ki fizik gücü çok kuvvetli olamayan bir takım olarak uzun maratonların bizi yıprattığına inanıyorum ve bu bağlamda Guidetti’ye katılıyorum. Böyle bir takvimde savaşlarınızı seçmelisiniz.

 Ancak Türk Milli takımının başındaysanız bir maçtan ya da turnuvadan vazgeçme lüksünüz olamaz. Peki İtalyan teknik adam kadro seçiminde neden bu kadar rahattı. Bence değildi… Bir kere tamamen bir gençleşme durumu söz konusu değil. Zaten çok genç bir takım ile de katılmadık. Çin gibi yaş ortalaması bizden düşük birçok ülke vardı. Guidetti bir sonraki Olimpik döngü için kullanabileceği potansiyel adayları test etti.

 Şimdi burası önemli…  Bunların benim tahminlerim olduğunun altını çizelim… FIVB önümüzdeki yıl için Erkekler Dünya Ligi ve Kadınlar dünya Grand Prix’si formatında değişikliğe gidiyor. Ana tabloda yer alacak takımlar zaten belli. Ve biz kadınlarda o ana tablonun içinde yer alacağız. Guidetti ve TVF’nin bunu başından beri bildiğine ve düşme korkusu olmadan mücadele ettiğine inanıyorum. Hatta kadınlarda WGP’nin adının değişip World League olması bile söz konusu.

 Ancak bunların hiçbiri alınan sonuçlar için mazeret değil diyorsanız bu konuda da haklısınız. Zaten Giovanni Guidetti geçmişten alışık olmadığımız bir harekette bulundu ve tüm sorumluluk benim diyerek yaptığı kadro seçimi hatalarını kabullendi. İstediğini aldı mı milli takım geleceği emanet edeceği yeni yıldızlar buldu mu yoksa bazı isimlerin emekliliğine kadar bu oyuncular kenarda alkış mı tutacak bunu zaman gösterecek.

 

 Bu arada geçmişte bu konuya çok değindim. Milli takıma giden oyuncuların çok büyük özverilerde bulunduğunu biliyoruz. Sert eleştirilerin yarattığı olumsuz havadan da sürekli bahsediyoruz. Ama milli takım oyuncusu olmanın getirilerini de biliyoruz. Eleştiriye çok kapalı bir nesil ve savunma kalkanları yüksek çevreleri itici bir hava yaratıyor. Herkesin sevdiği ve izlediği bir takımdaysanız hakkınızda konuşulması kadar doğal bir şey yok.  Sporcu iseniz her maç her top o eleştirilere verebileceğiniz bir cevap. Bence bu fırsatları değerlendirmeniz kariyeriniz açısından

 Hedef maçlar hedef turnuvalar dedik durduk yazı boyunca. Kısaca onlara da değinelim. İleriye bakmak önemli... Aksi takdirde arka sayfadaki sevgili Bülent Meriç gibi mazide yaşamaya mahkum kalırsınız. Çocukluğumdan beri Bülent ağabeye sataşmak üzere eğitildiğim için rahatım. Ancak derginin diğer yazarlarına sataşabilecek bir cesaret ya da kıdem bende olmadığı için moda’nın yakışıklı abisine selam çakıp buradan yazıya devam edeyim.

 Filenin Sultanları Bakü’de sert maçlar oynayacak. Üç rakipte iyi oyuncu topluluklarına sahip. C grubunda Bulgaristan ve Ukrayna ile zorlu mücadeleler oynar şampiyonaya iyi bir başlangıç yaparız. Rusya ile oynayacağımız maç ise grup birincisini belirler diye düşünüyorum. Ruslar’da bizim gibi alternatif bir kadroya şans verdi Grand Prix’de. Ancak yıldızlar hemen sonrasında kampa katıldı ve bu turnuvaya ne kadar önem verdiklerini biliyoruz.

Turnuva yaklaştıkça daha detaylı değerlendirmeler yapmaya çalışırız. Birde erkelere bakalım. Antrenör Milenkoski hedef gruptan çıkmak dedi. Allah yardımcısı olsun. D grubunda Polonya’nın Katowice kentinde Belçika, Hollanda ve Fransa ile mücadele edeceğiz. Hollanda uluslararası deneyimi yüksek, fizik gücü çok iyi durumda olan ancak eski başarılı günlerinden uzak ve yeniden sıçrama yapmak isteyen bir takım. Belçika akıllıca bir program ile son yıllarda büyük bir sıçrama yaptı. Polonya ve İtalya liglerinde forma giyen birçok önemli yeteneğe sahipler. Korkusuz ve modern bir voleybol oynuyorlar. Fransa ise rakipleri için tam bir kabus. Takım oyunu takımın başındaki taktik deha sayesinde kendi süper kahramanlarını yarattılar. Oynadıkları kulüplerde birer yıldız ilen team yavbou forması altında birer süper Star’a dönüşüyorlar. Oyuncular, kadro yaz yaz bitmez bu takıma ayrı bir yazıda değinmek gerek. Kısacası millilerimizin işi çok zor ama bizimde birbirini iyi tanıyan inanmış genç ve başarıya aç bir jenerasyonumuz var.

 Benim inancım büyük yeter ki kendileri de inansın

 

 

 


YAZARIN DİĞER YAZILARI

Create Account



Log In Your Account