Dün bizim evde Manşet dergisi yazısı için Belçika maçını
Özalp Birol..Serdar Birol..Alp..Hayim..Melis Esinduy ile beraber seyrettik..
Herkesin fikrini almak için..
Bu sene VNL de TAKIM OYUNU bireysel performansların önüne
geçti..
Bu ilersi için çok iyi..
Bu takımın iskeletinin oluşmasında Nedim Özbeyin payı çok
büyüktür..
Pasör Aslanın da gitmesiyle Murat daha rahatlamış vaziyette
ve gayet iyi pas versiyonları yapıyor...
Avrupa da kendine YENİPAZAR açabilir..
Arslan’dan çekinerek oynayan oyuncular bence Murat’la daha
rahat oynuyorlar..
Tabi burada “YAŞ FARKI” ve “NEGATİF ve POZİTİF” enerji
faktörleri de rol oynuyor..
İlk iki sette sayılar 24 - 24 iken bizim takımın son
sayıları adeta büyük bir takım gibi kazanması bana Mevlana’yı hatırlattı...
HAMDIM..PİŞTİM...YANDIM...
Oyuna yedek olarak giren Mirza ve Kaan da çok olumlu işler
yaptı...
Bir de Voleybolun bence Alperen Şengünü olan Efe Mandıracı
da gelirse bu takım hem rotasyonu hemde gençlik enerjisiyle daha büyük işler
yapabilir..
ama artık herkes bizim takımı çok önemseyecek ve
tedbirlerini alacak...
3.cü sette fiziksel üstünlük tamamen bize geçti..
Belçika’nın direnci düştü..
Bir gün önce Arjantin karşısında 0 -2 den gelerek maçı
almaları ve yalnızca 17 saat sonra bu kadar net bir galibiyet gelmesi Melis
Esinduy’un dediği gibi takımın mental dayanıklılığı açısından önemli bir
gösterge oldu..
Arka arkaya iki zorlu maç kazanmak da ÖZGÜVEN açısından
büyük kazanç..
Tabii ki daha çok mesafe almamız lazım..
Ama geçen yıla göre hata sayısını azalttık..
Kritik sayılarda gösterdiğimiz SABIR ilerde bize çok
başarıların kapısını açacaktır..
Bence bu takımın en çok teknik ve psikolojik hatalarını
görüp tedbir almasıyla ilerlemesi olacaktır..
Türkiye de Voleybol okullarının % 90’nın kız sporcular
olduğu bir dönemde erkeklerin inşallah sıçrama yapması çok güzel bir olay..
Smaç servisin ne kadar önemli olduğunu ve karşılamasının da
daha önemli olduğunu anlayan teknik kadro tedbirini alırsa ilerleme olur..
Smaç serviste ne yazık ki Tenis gibi ikinci hak tanınmıyor
onun için zor zamanlarda dahi smaç servis atanlar yetiştirilmeli..
Ben en iyi pasörün Dünya’nın (Baltacıoğlu) dediği gibi “ölü
pasör” değil de Ş”AŞI pasör” olduğuna inanıyorum..
Düşünsenize bütün blokörleri doğal aldatan bir pasör !! Aalt
yapı çalışmalarında da fileye değmeden blok yapmaları için fileye ELEKTRİK
verilmesi oyuncuların daha dikkatli olmalarını sağlayacaktır bence...
Tabi ki şaka...
Aklıma rahmetli bir tv yorumcusu geldi maçları pek izlemez
ama sağdan soldan bilgilerle yorum yapardı...
Belki de ondan etkilendim bu maçı 6 kişi seyrettik..
İnsanın önce işine saygısı olmalı amatör de olsak...
Futbola harcanan parayı ben olsam BAŞARILI Federasyonlara
dağıtırdım..
Şu villaları da şehit ailelere dağıtırdım..